Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

25 Kasım 2010 Perşembe

Kamçatka

Geçen hafta dünyanın en güneyindeki bölgelerde gezinmiştik. Bu sefer de en kuzeye doğru yol alıyoruz.
Rusya’dan Japonya’ya uzanan bu sevimli kara parçasının adını duyunca herkesin aklında “Risk!” ya da “Gizli Hedef!” kelimelerinin yankılandığını duyabiliyorum.
Gerçekten de Rusya’nın kuzeydoğu ucundaki bu bölge Rusya, Japonya ve Alaska arasında çok önemli bir yerde bulunuyor. Ortaöğretim ağzıyla belirtirsek, çok stratejik bir jeopolitik konumu var. Gün değiştirme çizgisinin hemen yanı başında yer alıyor ve doğal olarak güneşin ilk olarak doğduğu ve battığı yer.
Bölge, tüm yarımadayı kaplayan yanardağlarıyla ünlü. Bunların yaklaşık 20 tanesi UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. En yüksek yanardağ ise Klyuchevskaya Sopka (4750 metre). Bölge, yanardağlarıyla olduğu kadar boz ayılarıyla da ünlü. Her gün ya kaçak olarak avlanan boz ayılar ya da boz ayılar tarafından parçalanan insanların haberleri medyada yer alıyor. Bunun yanında, bölge inanılmaz flora-fauna nüfusuna ev sahipliği yapıyor. Hatta bölge nüfusunun yarısından fazlasının yaşadığı ve bölgenin başkenti olan Petropavlovsk-Kamchatsky şehrine karadan ulaşım neredeyse imkansız. Bölgenin doğal yapısının bozulmaması için buraya karayolu ve demiryolu yapılmıyor, şehre tek ulaşım havayolu ile gerçekleştiriliyor. Bu da doğal olarak izolasyona ve dışarıya göç vermeye sebep oluyor.
Maalesef bu şehir, dünyanın masalsı bir ucunda olmasına rağmen bu masalsılığı karşılayacak kadar şiirsel bir görüntüye sahip değil. Bu noktada Sovyet mimarisi kendini gösteriyor. Yine de ardına aldığı yanardağ, heybetinin güzelliği şehrin görüntüsünün üzerine çıkarmayı başarıyor.
Bölgenin yerli halkı nüfus içerisinde yaklaşık %4’lük bir bölümü kaplıyor. Bu yerli topluluklar ise Evenler, Koryaklar, Çukçiler, Itelmenler ve Aleutlar. Göçmenlikten yerleşik Sovyet vatandaşlığına giden yol pek çoğu için oldukça sancılı olmuş ve dünyada boyunduruk altına alının pek çok yerli halkta gözleyebileceğiniz alkoliklik sıkıntısı onlara da musallat olmuş.
Bölgenin eşsiz doğasının görülebileceği olağanüstü bir yer de “Gayzer Vadisi”. Yaklaşık 6 kilometre uzunluktaki bu çanakta 90’dan fazla gayzer yer alıyor. Bu bölgeyi ancak helikopterle turlayabilirsiniz ve öğrendiğim kadarıyla tur fiyatları oldukça yüksek (bölgede 7-8 saatlik bir yolculuk 500€ civarı). Yanardağ ve gayzer çokluğundan tahmin edebileceğiniz gibi bölge beşik gibi sallanan bir yerde ve “9” şiddetinde deprem bile görmüş.
Görülecek yerler listesinde Avacha Nehri’nin denize döküldüğü aynı isimdeki körfezde yer alan “Üç Birader (Tri Brata)” kayalıkları da yer alıyor.
Bölgenin tarihi pek ışıltılı değil. Öncelikle bir sürgün bölgesi olmasının yanı sıra yukarıda bahsedilen “jeopolitik önem” nedeniyle savaşlara da sahne olmuş. Bölgede nükleer denemeler de gerçekleştirildiği söyleniyor. Savaşlar bittikten sonra ise bölge kapitalist hücuma maruz kalmış. Her noktada çeşitli madenler, altın, doğalgaz ve petrol aranıyor; bölgede bol bulunan somon balıkları ve ayılar başta olmak üzere çeşitli hayvanlar kaçak avlanmaya maruz kalıyor.
Yanardağların çok olduğu yerde elbette ki volkanik göller de fazlasıyla bulunuyor. Bence volkanik göller dünyanın en güzel manzaralarından birisini oluşturan coğrafi olgulardan biri. Elbette bu Kamçatka’dakiler için de geçerli.
Gittiğinizde neler göreceksiniz? Söylediğim gibi bölge fauna açısından oldukça zengin, insanoğlu el sürmezse öyle kalacağını umut ediyoruz. Boz ayılar dışında bölgede ne görebileceğinize gelirsek;
Kutup Tilkisi,

Ak Sungur,

Büyükboynuzlu Keçi,

Dağ Sıçanı,

Ve Lemming. (Sadece oyun yaratığı mı sanıyordunuz?)

Görebileceğiniz diğer pek çok hayvan için Google ve Wikipedia sizleri bekliyor.
Nasıl gidilir?
Gitmeyin. Zor gerçekten. Uzaklığı dışında iklimi de 10 ay kar kalkmayan cinsten. Hatta ileride anlatacağım efsanevi Trans-Sibirya Demiryolu bile buranın güneyinde kalıyor.
Muhtemelen bu yazıyı okuyacak olan kimse bu topraklara gidemeyecek. Ama belli olur mu? Yukarıda söylediğim gibi bölgenin başkenti Petropavlovsk-Kamchatsky’e ancak uçakla gidebilirsiniz. Bu şehre Aeroflot ile Moskova’dan her gün uçabilirsiniz. Bunun yanında çeşitli tur şirketleri ile paket halinde gitmek sizin için en sağlıklısı olacaktır.
Dünyanın başka bir köşesinde görüşene kadar; Buen Viaje!


Kaynaklar:
Wikipedia
National Geographic Türkiye
Ekşi Sözlük

1 yorum: