Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

7 Ağustos 2011 Pazar

Andorra

Bu güzel Pazar gününde sizleri gidemediğim başka bir yere götürürken dünya turu yerine Avrupa sınırları içerisinde kalmayı düşünüyorum. Bu sefer gidemediğim yer Andorra; gidemiyorum, çünkü ülkeyi bulamıyorum!


Fransa ve İspanya arasında kalan bu prenslik gerçekten küçük. Bu iki ülke arasında yol alıp kesinlikle görmeden geçip gidebilirsiniz. Kendi havaalanı yok (olsa nereye koyacaklar acaba?), tren de geçmiyor sayılır, yani sadece kendi arabanızla (ve belki tur otobüsleriyle) ulaşabilirsiniz. Aşağıdaki haritaya bakınca bu söylediklerimde gerçek payı olduğunu siz de göreceksiniz. Haritadaki kırmızı bölge Andorra, üstü Fransa, altı ise İspanya. Bölgedeki diğer şehirlerle kıyaslayıp sonuca siz ulaşın.


Evet, minik falan diyerek dalga geçiyoruz ama bu küçük ülkede ortalama yaşam süresi 82 yıl (bizde 72 yıl), okuma yazma oranı %100, bizim 12.300 dolar olan kişi başına gayrisafi milli hasılamız varken kendilerinin 46.700 dolar civarında. Sonuç olarak gerçekten de boyu değil işlevi önemli.


Andorra’nın kuruluşu 1278 yılına dayanıyor. Charlemagne bu bölgeyi Urgell Kontu’na Emeviler karşısında gösterdiği direniş için hediye etmiş. 1000 yılı civarında Urgell Kontu, Cerdanya bölgesi karşılığında Andorra’yı Urgell Piskoposu’na vermiş. Zaman içerisinde yapılan ve 1278 yılında son şeklini alan anlaşmalarla prensliğini Urgell Piskoposu ve Fransa Kralı’nın paylaştığı Andorra kurulmuş oluyor. Şu anda prenslerinden biri Nicolas Sarkozy, piskopos da diğer prens.


Peki, ne var bu küçük ülkede? Elbette vergisiz alışveriş. Andorra’nın gelirinin büyük kısmını turizm oluşturuyor. Bu turizm yoğunluğu, güzel dağlarında kayak yapmak ve spa’lardan yararlanmak dışında vergisiz alışveriş gerçekleştirmek için var. Yani Andorra özünde kocaman bir duty-free dükkanı. Ziyaret edenlerin söylediğine göre tekstil anlamında çok verimli olmasa da elektronik ve parfümeri konusunda oldukça ucuz ve gümrük serbestisi bu ucuzluğu daha çekici yapıyor. Yani cebinizde parayla İspanya-Fransa bölgesinde dolaşırsanız buraya uğramanız iyi olabilir. Tabii şunu belirtmekte yarar var, Andorra’da serbest gümrük olması, sizin uçağa bineceğiniz Fransa veya İspanya’da aynı serbestliğin olduğu anlamına gelmez.


Sırf ekonomiden bahsederek Andorra’nın doğal güzelliklerini bir kenara atmamak lazım. Bizim küçük bir şehrimiz büyüklüğünde olan bu ülkede 150’den fazla kayak pisti bulunuyor. Avrupa’nın en yüksek yerinde kurulmuş, Pirenelerin tepesindeki bu ülkede kayak keyfini deneyimlemek gerekiyor.


Ayrıca yine dağlarda yer alan Caldea isimli termal merkezden söz etmeden geçmek olmaz. Caldea, Avrupa’nın en büyük dağ termal merkezi ve size dünyaya dair tüm dertlerinizi unutturma gibi bir etkisi var. Değişik mimarisiyle ilgi çeken merkez kesinlikle ucuz değil ama “ben buna değerim” diyen insanlar için doğru yer.


Elbette dağın tepesindeki bu ülkede dağ gezileri de oldukça popüler. İster trekking ister tırmanış meraklısı olun, Andorra’nın dağlarında zevkinize göre bir rota kesin vardır. Daha extreme sporlara meraklı iseniz, 2000 metre yüksekteki göllerde dalış deneyebilirsiniz. Bunu kışın gerçekleştirirseniz buz altı dalışı gibi daha da uç versiyonları deneyebilirsiniz.



Eğer Katalan kültürüne (Andorra’nın anadili Katalanca, doğal olarak hakim kültür de Katalan kültürü), alışverişe ya da doğa sporlarına meraklıysanız bu küçük ülkede hepsini gerçekleştirebilirsiniz. Bizim 1/1646 büyüklüğümüzde olan bu ülke her yıl bizim üçte birimiz kadar turist ağırlıyorsa vardır bir bildikleri elbette. Ya da belki bizim hala öğrenemediğimiz bir şeyler vardır. Neyse, nasıl gideceğiniz konusuna gelelim. Daha önce söylediğim gibi ülkede havaalanı yok. Bu yüzden ya İspanya ya Fransa tarafından gelmeniz gerekiyor. Arabayı tercih ederseniz mükemmel manzaralı bir yoldan Andorra’ya ulaşabilirsiniz. En yakın büyük havaalanları Toulouse ve Barcelona’da yer alıyor. Andorra Türkiye’ye vize uygulamıyor ama nasılsa ya Fransa ya da İspanya üzerinden gideceğinizden dolayı Schengen vizesi almanız gerek.



Ben gidin görün derim. Gitmişken ucuza elektronik şeyler bulursanız hediye getirmeyi ihmal etmeyin. Dünyanın başka garip bir köşesinde buluşana kadar, bon viatge!

Kaynaklar:
Wikipedia
CIA World Factbook
Ekşi Sözlük
http://www.andorra.ad
http://www.caldea.com