Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Rockall

Uzun zamandır yazmamış olmam çok saçma, ki uzun zamandır bir yere "gidebilmiş" değilim. Bu duruma uygun olsun diye aynı saçmalıkta ve gidilemezlikte bir yer yazmaya karar verdim. Rockall'a, Atlantik'in Kardak'ına hoş geldiniz. 

Bildiğiniz gibi Kardak isimli kayalık vakti zamanında Yunanistan ile Türkiye arasında krize neden olmuştu. Kıta sahanlığı, SAT komandosu gibi kavramları dönemin Türk gençliğine öğreten bu kriz, sonunda bizim yandaki ikiz kayalığa çıkmamız ve Kardak keçilerini rahat bırakmamız ile sonlanmıştı diye hatırlıyorum, umarım yanılmıyorumdur. İşte buna benzer bir kriz, Kuzey Atlantik'in mavi sularında İngiltere, Danimarka, İrlanda ve İzlanda arasında, yine bir kayalık için halen yaşanıyor.

Üzerinde keçi bile olmayan 20 metre uzunluğunda dik bir kayalık olan Rockall'ın tek sakinleri yolda mola veren kuşlar, bazı yumuşakçalar ve kabuklular. Bunun dışında bitki olarak da yosun bulunuyor. Faydasından çok ziyanı var diyebiliriz, zira yarattığı krizin yanında okyanusun ortasında çıkıntı yapan bir kayalık olarak tarih boyunca bol ölümlü gemi kazalarına da sebep olmuş.

Deniz ortasında yer alan ve petrol arama sahalarına da yakın olan bu kayalığın Greenpeace'in gözünden kaçması elbette düşünülemezdi. 1997'de kayalığı işgal eden grup buranın Waveland isimli yeni ve özgür bir ülke olduğunu, bağlılık sunan herkese vatandaşlık sunduklarını söyledi. Wavelandlilere göre, takip eden günlerde 15.000 kişi vatandaşlık için başvuruda bulundu. Resmi tarihlerinde yer almasa da İngiltere'nin olayı pek sallamadığı, "bırakınız yapsınlar" şeklinde yaklaştığı söyleniyor.

Bunun yanında kayalığın Galce'deki adı olan Rocabarraigh'n mitolojik bir tarafı da var; efsanelere göre bu kaya 3 kez görünür olacak ve en son göründüğünde dünyanın sonu gelmiş olacak.

Bu kayalık neden bu kadar sorunlu ya da genel olarak Kardak benzeri olaylar neden yaşanıyor diye soracak olursanız, bu sorunun yanıtının Kıta Sahanlığı olayında yattığını bilmeniz gerekiyor. Ada (ya da kaya) kime aitse çevresindeki belli bir alanda balıkçılık, petrol aramaca gibi ayrıcalıklar sahip olan ülkeye ait oluyor. Kardak mevzusunun da bu kadar büyümesinin sebebi, dibimizdeki adanın Yunanlara ait olmasının kıta sahanlığını bizim kumsallara kadar genişletecek olmasıydı.

Peki, neden gidilemiyor? Yazıda açıkça görüldüğü üzere kayalığa çıkartma yapmadığınız sürece zaten ulaşmanız imkansız. Ülkelerden biri vatandaşlık verirse gidip bayrak dikme mevzusuna girilebilir gerçi. Örneğin İngiltere'nin 1955'te yerleştirdiği "biz geldik, bizimdir" temalı plaket kaybolmuş, şimdi yakın zamanda gidip yeniden takmayı planlıyorlarmış. Kaşif Nick Hancock da bağış temalı bir eylem için gidip 60 gün kayalıkta yaşamayı planlıyor (ki o kadar kalan olamamış kayalıkta). Bu yılın Mayıs ayının sonunda bir gemiyle gidip yanaşmayı denemiş ancak hava şartları yüzünden kayalığa çıkmakta başarılı olamayıp 2014'e ertelemiş planını. Belki onunla gidilebilir, denemek sizin elinizde!

Bir dahaki sefer dünyanın saçma bir yöresinde buluşana kadar, Rrugë të mbarë!

Kaynaklar:
Wikipedi
http://alfredsnider.blogspot.com/2011/12/rockall-story-continues-to-unfold.html
http://www.waveland.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder