Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

15 Temmuz 2011 Cuma

Grönland

Havalar boğucu sıcaklığa ulaştı. Prensip olarak sıcak yaz döneminde serin yerler yazmayı kararlaştırdım ama tabii bir sonraki yazıda fikrimi değiştirebilirim. Bu sıcağa neresi gider diye düşündüm, sonunda olmayan yeşilliği ile Grönland’da (Greenland) karar kıldım.


Grönland ismi ve cismi ile çok çelişkili bir yer. Kuzey Amerika’nın uzantısı ama Avrupa’ya bağlı. Kocaman ama küçücük Danimarka’nın kontrolü altında. Adı “Yeşil Ülke” ama buzlarla kaplı. Yazının devamında bu çelişkileri anlamlandırmaya çalışacağız.

Öncelikle keşif ve isimlendirmeye gelelim. Adanın isimlendirilmesi mevzusu kandırmaca üzerine kurulu. Adını duymuş olabileceğiniz Norveçli Kızıl Erik (ki Kuzey Amerika’ya Colombus’tan 500 yıl önce ayak basan kâşif Leif Erikson’un babası olur), cinayetten dolayı Norveç’ten sürülür. İzlanda’ya gelen Kızıl Erik burada da rahat durmaz ve 980’li yıllarda işlediği cinayetlerden dolayı İzlanda’dan da kovulur. Yola koyulur ve Grönland’ı keşfeder. Buzlarla kaplı ve azıcık yeşilliğe sahip bu yere “Yeşil Ülke - Greenland” adını vermesinin sebebi de başka yerleşimcilerin ilgisini çekmesi ve onların da buraya gelmesi içindir. Kısaca Kızıl Erik, ismine kanıp yemyeşil bir yere geleceklerini düşünmeleri için güzel bir yalan atmıştır.


Bundan daha önceki dönemlerde Grönland’da Alaska’dan gelen Inuitlerin (Eskimo) izlerine rastlanıyor. Daha sonraki dönemde Erik’in kolpası tutuyor ve adanın güneybatı kısımlarında İzlanda ve Norveç kolonileri kuruluyor. Tabii ki bu yerleşimler iklime bağlı olarak -özellikle küçük buz çağlarında- zaman zaman yok oluyor ve yeniden kuruluyorlar. Tabii arada Inuitlerle yaşanan çatışmalar da var, bunlar da Avrupalı yerleşimcileri uzaklaşmaya itiyor.


Devamını kısaca özetleyecek olursak Danimarka Amerika’ya yerleşimci gönderirken burayı da es geçmiyor, daha sonra Norveç’le yapılan bir anlaşma ile özünde Norveç’e ait olan Grönland, İzlanda ve Faroe Adaları Danimarka’nın oluyor. Zaman içinde de özerk bir yönetime kavuşuyor. Şu anda Danimarka kraliçesi Grönland’ın da yöneticisi durumunda. Adada 55 bin ile 60 bin arasında kişi yaşıyor ve muhtemelen Hıristiyanlıkla geç tanıştıkları için henüz oldukça dindarlar.


Adanın büyüklüğü ile ilgili olarak Ekşi Sözlük’te okuduğum bir bilgiyi burada alıntılamak istiyorum: “çoğu dünya haritasında eşşek kadar görünmesinin sebebi projeksiyon seçimidir. aynı seçim, avrupa ve amerikanın da olduğundan büyük görünmesine yol açmaktadır. bunun da politik nedenleri olabileceği hakkında komple teorisyenlerine büyük malzeme çıkabilir (daha farketmediler ama)
mesela buna örnek vermek gerekirse grönland afrikadan daha büyük görünmesine rağmen aslında yüzölçümü olarak afrika grönlandın 13 katıdır. grönlandın gerçek boyutlu olduğu dünya haritası için gall-peters projeksiyonlu bir haritaya göz atabilirsiniz. (bkz: http://en.wikipedia.org/wiki/gall-peters_projection)
” Arthon - Yazının Linki


Daha yerel bilgilere gelecek olursak, öncelikle bilinmesi gereken şey Grönland’daki şehirler arasında otoyol bulunmadığı. Yani bir şehirden diğerine arabayla gidemiyorsunuz. Zaten kısıtlı olan yerleşim bölgesinin fiyortlarla kaplı olması böyle bir duruma yol açmış. Sonuç olarak her şehirde havaalanı var ve hava ulaşımı ülkenin temel ulaşım kaynağı. Deniz yolunu da kullanabilirsiniz ama tabii deniz buzlarla kaplı olmazsa.


Bu buzlarla kaplı yerde ne yapılır? Elbette turizmi öncelikle buz aksiyonları üzerine kurulu. Köpeklerin çektikleri kızaklara binebilir, balık tutabilir, kutup ayılarını reklam kuşağı dışında görme zevkine erişebilir ve bolca kayak yapabilirsiniz. Bunun dışında Inuit yerlilerinin hayatını gözleyebilir (modern hayvanat bahçelerinde soyu tükenen insanlar var artık), termal göllere girebilir ve elbette Kuzey Işıkları’nı (Aurora Borealis) izleyebilirsiniz. 


Kuzey Işıkları demişken bir de beyaz geceler var tabii. Örneğin başkent Nuuk’un kuzeyindeki Ilulissat’a 25 Mayıs - 25 Temmuz arasında giderseniz batmayan güneşi görebilirsiniz. Gece yok, sürekli aydınlık. Tabii tam tersi olarak kış ortasında giderseniz de asla ufuktan yükselmeyen güneşi görebilirsiniz (ya da göremezsiniz). O zaman da gündüz yok, devamlı alacakaranlık. Yalnız benden söylemesi, duyduğum kadarıyla bu dönemler alışık olmayanlar için ağır depresyon yaratabiliyormuş. Yazın uyuyamamak, kışın da güneş yokluğu oldukça sinir bozucu olmalı.

Bu arada, Grönland da elbette buzlarla kaplı her yer gibi çok güzel görüntülere sahip bir yer. Buzun her rengi var, sıcak bastıkça açıp açıp bakıyorum, kendime geliyorum.


Evet, yaz sıcağında gidilmesi hoş olabilecek bir yer Grönland. Ama nasıl gidilir? Havayolu ile kendiniz gitmek isterseniz sadece Danimarka Kopenhag’dan ve İzlanda Reykjavik’ten Grönland’a uçuş var. Onlar da gidiş dönüş 800 € civarında (Tabii kışın daha ucuz olabilir ama onu göze almak zor). Bu arada Grönland’da DKK yani Danimarka Kronu geçtiğini de belirtmek lazım. Grönland’a ulaştığınız zaman karada ya da denizde çeşitli turlara katılabilirsiniz. Yaklaşık bir haftalık bu turlar 3 bin eurodan başlıyor. Yani Grönland fakir işi bir yer değil maalesef.


Dünyanın gidilemeyecek başka bir yerinde görüşene kadar - Angalalluarina!

Kaynakça:
Wikipedia
Ekşi Sözlük
CIA Factbook

9 yorum:

  1. bloğunuzu inceledim hiç yorum göremedim üzüldüm.hayallerinizi paylaşıyor ve gerçekleşmesini diliyorum.bu andan itibaren bu sayfayı ziyaret edenlerin artacağı inancı ile ..............

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, çok kibarsınız. Yakın zamanda Facebook yorum kutusunu kaldırıp orijinal yorum kutularına geri döndüm, o yüzden var olan yorumların büyük kısmı gitti. Umarım dediğiniz gibi yakın zamanda artar.
      İyi okumalar!

      Sil
  2. keske orada yasayabilseydim (yasamak istiyorum)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeterince isterseniz neden olmasın? :)

      Sil
    2. evet zaten para biriktirip kuzey turu yapmak istiyorum :)

      Sil
    3. kadıköy'de mi oturuyorsunuz?

      Sil
  3. bende gezmeyi isterim ben brezilyadan emre

    YanıtlaSil
  4. kesinlikle tam benlik bir yer ama maddiyat ön plana çıkıyor, al deyince alsalar yarın giderim :) yokmu türk oralarda benide alsın :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz aynı umutla yaşıyoruz... :)

      Sil