Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

19 Ocak 2012 Perşembe

Ulan-Bator

Ülkece üşüyoruz sanırım. Gerçi şahsen İstanbul’un şanslı ve nispeten az yağış alan bir bölgesinde ikamet ediyorum ama fark etmez; donuyoruz! Bu yazıyı halinize şükretmeniz için yazıyorum. Çünkü bu sefer gidemediğim yer Moğolistan’ın başkenti Ulan Bator ve kendisi şu anda -28 derece.



Öncelikle isim konusunda biraz sıkıntı var. Ben yıllardır Ulan Batur diye biliyordum bu ülkeyi, ancak aslında Ulan Bator’muş, en azından Dışişleri Bakanlığımız böyle diyor. Bize laf düşmez. Bazı yabancı kaynaklarda “Ulaanbaatar” gibi yazımına da rastlayabilirsiniz, bu da sanırım Moğolca aslından “Улаанбаатар” Latin alfabesine çevrilmiş hali. Bunun yanında şehir bazı Avrupalı ve Amerikalılar tarafından farklı isimle anılıyor, yerliler bile değişik isimler kullanıyorlar zaman zaman. Biz yine de Ulan Bator’da hemfikir olalım.

Ulan Bator, “Kızıl Bahadır” anlamına geliyor. Bu kızıl bahadırın kimliğini çok geçmişlerde aramaya gerek yok. İsmi Damdin Sükhbataar isimli bir asker geliyor. Bu asker 1920’lerde Kızıl Ordu ile birlikte çarlık askerlerini ve Çinli birlikleri Moğolistan’dan atıyor ve ulusal kahraman oluyor. Gerçi ölümünün “devrim çocuklarını yer” konseptinde olduğunu ve sosyalistler tarafından zehirlendiğini söyleyenler var.

Ulan Bator’un tarihi oldukça eski. 12.000 yıl öncesine tarihlenen yerleşimler bulunuyor. 3000 yıllık kaya resimleri de son dönem yerleşimini gösteriyor. O zamandan beri şehir tarih sahnesinde yer alıyor.

Ulan Bator’a neden gitmek istediğimi bilmiyorum. Şehrin kendisi, çok çarpıcı özelliğe sahip olmayan Sovyet mimarisine sahip. Sanırım Moğol İmparatorluğu, uçsuz bucaksız bozkırlar ve atın üzerinde çadırlara doğru yol alma fikri damarlarımdaki iki damla Tatar kanını ateşliyor. Yani aslında Moğolistan’a gitmek istiyorum ama gidecek bir tek Ulan Bator’u biliyorum denebilir.





Araştırmaya devam ettikçe Ulan Bator’dan gittikçe soğuyorum. Soğuktan sonra bir de hava kirliliği had safhadaymış. Bu sebeple Ulan Bator’da uçaktan için direkt bozkırlara gitmek lazım. Tabii o bozkırlarda bir de “khoomei” icracısı bulmak lazım. Gırtlaktan şarkı söylemek olarak tabir edeceğim bu müzik türü gerçekten de dinlemeye değer. Bozkırı ve göçebe ortamı bulmuşken ok atmamak da olmaz tabii.




Bu arada erkeklerin çoğu Kore’ye vs çalışmaya gittiği için ülkede kadın nüfusu erkeklerden oldukça fazla. Göçebe bir gelin arzunuz varsa Moğolistan’ı tercih edebilirsiniz. Ancak vejetaryenseniz Moğolistan hiç size uygun bir bölge değil, adamlar sabah akşam et yiyorlar.


Peki, bu soğuk şehre nasıl gidersiniz? Öncelikle kışın gitmeyin elbette. Şehir en sıcak dönemini temmuzda yaşıyor ve bu dönem ziyaret için en uygun dönem. Ulan Bator’a Moskova ya da Çin aktarmalı gidebilirsiniz ancak iki türlü de oldukça pahalıya patlayacaktır. Tabii giderseniz bolca et yiyin ve kımız deneyin. 


İyi gezmeler!


Kaynaklar:
Wikipedia
Skyscanner
http://www.yurtdisigezi.com/UlanBatur.aspx#.TxfxHKVh_pA
Dışişleri Bakanlığı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder