Bu blog bir insanın gidemediği enteresan yerleri anlatmasından oluşur. Diğer gidemeyen anlatıcıların bloglarından farkı; bir nebze de olsa adı sanı duyulmamış, haritada yeri "çat!" diye gösterilemeyen yerlerden oluşmasıdır. Bu garip yerlerin listesini sağ taraftan görebilirsiniz. Ha, blog sahibi buralara bir gün gidecektir, orası kesin. O gün hangi gün, işte onu bilemiyoruz...

20 Kasım 2015 Cuma

Fiji

Yeniden merhaba! Türkiye’den kaçıp dünyanın ücra bir yerinde kaybolmak isteyenlerin başucu kaynağına tekrar hoş geldiniz!

Kaynak: wehittheroad.com
Blogun içeriğinde bolca tropik ada olduğu için ne zamandır es geçiyordum ama artık zamanı geldi. Zira bu ada, gidemediğim yerlerin ilklerinden biri. Uzun yıllar önce Jim Carrey’nin en güzel filmlerinden biri olan Truman Show’u izlediğimden beri gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Gerçi o filmi izleyip gitmek istemeyen var mıdır?
Evet, bu yazımızda Pasifik Okyanusu’nun güzel adalar topluluğu Fiji’ye gidemiyoruz.
 
Kaynak: warwickhotels.com
Güney Pasifik’te yer alan ve 332 adadan oluşan güzelim Fiji Cumhuriyeti, Pasifik adaları arasında en gelişmiş olanlardan bir tanesi. Adı kendisini çekemeyenler tarafından yamyamlıkla anılan Vanuatu ve her gün biraz daha suya batan Kiribati gibi daha önce sayfalarımıza konuk olan Pasifik adalarından çok daha canlı bir ekonomiye sahip.


Kaynak: denarauislandfiji.org
Haritadan da az biraz görebileceğiniz üzere yüzlerce minik adanın yanı sıra 2 büyük adadan oluşuyor Fiji. Bunlardan doğudaki Vanua Levu, batıdaki ise başkent Suva’nın da yer aldığı Viti Levu. Haliyle nüfusun onda dokuza yakın kısmı da bu iki adadan birinde yer alıyor. Diğer küçük ve masalsı güzellikteki adaların bazılarında yerleşim var, bazıları ise el değmemiş halde duruyor.

Yaklaşık 5000 yıldır mutlu mesut yaşayan Fijililerin Batı tarihi sayfalarına çıkması önce 1643’te Avusturalya’yı ararken adayı ziyaret eden Abel Tasman, sonra da Tonga’da Fiji yerlileri ile tanışan Kaptan Cook ile oluyor. Tongalılar arasında özellikle ürettikleri malzemelerle hayranlık uyandıran ve kendilerine Viti diyen bu halka Tongalılar Fisi demiş, oradan da İngilizceye kayarken Fiji olarak geçmiş. Hatta 19. yüzyılın sonlarına kadar İngilizce metinlerde Feejee olarak yer almış.
 
Kaynak: unique-vacation Feejee de sevimliymiş aslında.
Tabii şimdi tropik güzellik, muhteşem yeşillik falan ama Fiji’nin de karanlık tarafları var elbette. Çok fazla ülkenin “En Verimli Yamyam” olarak kayıtlara geçmiş kabile lideri yok mesela. Ama Fiji’nin var, zira Ratu (kabile lideri) Udre Udre 1800’lerde 900 civarı kişiyi afiyetle yemiş, yediği her kişi işin bir taş biriktirmiş, öldüğünde de mezarının yanına bu taşlardan kule yapmışlar. Oğlunun anlattığına göre Utra Utra ile birlikte savaşa giden diğer kabile liderleri kurbanlarının parçalarını, özellikle kafalarını Utra Utra’ya hediye eder, yiyemediğini de paket yapıp sonraki öğüne saklarlarmış. Dolce vita!

Kaynak: whyeveryoneshouldmovetonewzealand Amca, o taşlar nedir ya!

Fiji ve yamyamlık ilişkisi oldukça derin, günlük yaşamın parçası halinde hatta. Kabile şeflerini selamlamak için “Ye beni!” demenin geleneksel olduğu bir halktan aksini beklemek çok mantıklı değil tabii. Ayrıca yeni bir gemi yapıldığında kütüklerin değil insanların üzerinde (haliyle onları ezerek) suya indirilirmiş ve insanları böyle ezmeden indirilen geminin çok uzun süre su üstünde kalmayacağına inanılırmış.
 
Kaynak: Wikipedia Olay bayağı ciddi.
Günümüz Fijilileri o günleri “Şeytanlık Çağı” olarak ansalar da bu gelenekleri Batılıların bölgeye Yamyam Adaları ismini takmasını, uzak durmasını ve Fiji’nin uzun süre gizemini ve belki de özgürlüğü ve sağlığını korumasını sağlamış. Zira ada 1874 yılında Britanya kolonisi olduktan bir sene sonra kızamık salgını başlamış ve nüfusun üçte biri, yani yaklaşık 40.000 Fijili hayata veda etmiş.

Adanın bazı bölgelerinde kabile kültürü kendi içinde evrimleşerek halen devam ediyor. Mesela bazı köylerde yalnızca lider şapka ve güneş gözlüğü takma hakkına sahip.
 
Kaynak: the inertia
1970 özgürlüğüne kavuşan Fiji, o zamandan beri birkaç tane askeri darbe görmüş. Arada dalgalanıp durulan demokrasisi ile bu günlere gelen Fiji, aynı zamanda nüfusuna göre bayağı da büyük bir orduya sahip. Bunun yanında uluslararası arenada da bilinirliği geniş.
Bu arada Fiji’nin sinema dünyasıyla etkileşimi Truman Show ile sınırlı değil. Brooke Shields ile akıllara kazınan The Blue Lagoon, devamı olan Return to the Blue Lagoon ve Tom Hanks’in bir voleybol topuyla olan aşkını anlatan Cast Away de buradaki adalarda çekilmiş.
 
Kaynak: screenmusings NSFW olmamak için hunharca çabaladım.

Kaynak: socialnewsdaily.com

Tropik cennet ve hayallerin balayı lokasyonu olan Fiji, dalıştan nefis yemeklerin tadımına, rugby maçı izlemekten yağmur ormanlarında dolaşmaya, sörften golfe kadar pek çok seçenek sunuyor misafirlerine. Tabii isterseniz kumlara serilip hiçbir şey yapmama özgürlüğünüzü de kullanabilirsiniz.
 
Kaynak: wallpaperbeta

Kaynak: Travelonline

Kaynak: island-spirit.org Hanım, kalk gidiyoruz.

Ayrıca Fiji’ye gitmek için en güzel nedenlerden biri de Taveuni adası olsa gerek. Gün değiştirme çizgisinin geçtiği bu adaya giderseniz bir ayağınızı düne, bir ayağınızı bugüne basabilir, sürreal anılar elde edebilirsiniz.
 
Kaynak: fijiguide Bir taraf bugün, bir taraf dün. Çok acayib.
Ama neden gidemiyoruz, üstelik vize bile yokken? Zira gidiş dönüş minimum 60 saatten ve 4.500 liradan başlıyor. Aslında cebinizde para, ruhunuzda da heyecan varsa anında bilet alabilirsiniz bence.  Bu fiyat 2’şer aktarmalı (biri Dubai vb, diğeri Avustralya) uçuşlar için geçerli tabii. Dilerseniz 19.000 liraya mal olacak tek aktarma seçeneğini de kullanabilirsiniz. Abartı tabii, maksimum 9.000 liraya halledersiniz doğru tarihi bulursanız. THY ile Avustralya, oradan Fiji Airways ile ver elini mutluluk…
 
Kaynak: gulfbusiness
Yıllarca süren bir hayali de böylece yazıya döküp rahatladıktan ve Truman’ın hocasının kalp kıran “Çok geç kaldın, Truman.  Keşfedecek bir yer kalmadı." repliğini hatırladıktan sonra size böyle şeyler söyleyen insanlarla karşılaşmamanız dileğiyle bir sonraki yazıya kadar veda ediyorum.
 
Kaynak: cemcemii Ne sahneydi be!

“Good morning, and in case I don't see ya, good afternoon, good evening, and good night!”
 
Kaynak: fiji4sight

Kaynakça
Wikipedia
IMDB
Skyscanner
http://wikitravel.org/
http://www.educationabroadnetwork.org/blog/10-facts-you-didnt-know-about-fiji/
http://www.fiji.travel/

3 yorum:

  1. Blogunuz çok güzel yeni incelemeniz ne zmn olur? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim.
      Aslında blogu yeni siteye taşımaya çalışıyorum ve yeni yazıyı da yeni siteyle beraber koyayım diyordum ama sanırım o iş uzayacak. Yani şu gündem biraz sakinleşince yeni bir yazıyla ortaya çıkarım sanırım :)

      Sil